gezgin.com yeni kayıt | giriş 
notlar
aktiviteler
fotoğraflar
gezi yazıları
forum


not ekle
fotoğraf ekle
aktivite ekle
yazı ekle
foruma yaz



Sonbaharda Oylat

Sonbaharda Oylat - (19.1.2004)

Yazın rehaveti henüz geçmiş ve kış telaşı kapıya dayanmışken, tatlı serinlikleri yaşadığımız sonbahar seyahat planları için en uygun dönem...Henüz sararmış ve sararmaya yüz tutmuş yaprakları barındıran doğa, sarıdan kızıla doğru uzanan tonların hakimiyetine çoktan teslim olmuş. Bu mevsim manzaralarının tadını uzun yürüyüşlerle çıkarmak isteyenler, kısa tatil aralıklarında sakin bir dinlence mekanı bulmaya çalışanlar ya da şifa arayanların buluştuğu yerlerden biri Oylat...İnegöl'den güneye, meşhur Keşiş Dağı'nın (Uludağ) kuzey eteklerine doğru çıkan yolun ardındaki vadiye saklanan Oylat her mevsim güzel olsa da, sonbaharı bambaşka.

İnegöl'ün gözbebeği...
Gündüzlü ve Hilmiye Köyleri'nin hemen ardındaki vadiye kurulan Oylat, İnegöl'den yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta. Doğal güzellikleri ile iç ve dış turizme hizmet veren Oylat, aynı zamanda kaplıcasıyla da asırlık bir şifa merkezi. Konumu itibariyle, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere, Türkiye'nin dört bir yanından gelen misafirleri ağırlayan Oylat'a ulaşımın kolay olması gelişiminde büyük rol oynuyor. İnegöl'ün en önemli turistik mekanı haline gelen Oylat'a ilçeden sık aralıklarla sefer yapan minibüs ve otobüsler de mevcut. Özellikle son 10 yılda artan yatak kapasitesi ve hizmet kalitesi ile kaplıcalar arasında en çok ilgi görenler arasında.

şifanın ve tatilin alternatif mekanı...
Oylat alternatif tatil arayışı içerisinde olanlar için vazgeçilmez bir mekan. Bunda en önemli etken bölgenin her mevsimde turizme elverişli olması. İlkbahar aylarında kır çiçekleri ve menekşeler, sonbaharda kızıl renklere bezenmiş bir orman, kışın ise Uludağ'ın eteklerinde akan derelerin buzlandığı ve beyaz örtünün altındaki huzurlu Oylat...
Oylat deresinin çağlayanlar meydana getirerek açtığı vadi doğa yürüyüşleri yapmak isteyenler için eşsiz bir parkur sunuyor. Vadi boyunca çam, gürgen, meşe, kestane, ıhlamur, kavak, çınar ağaçlarını barındıran ormanıyla Oylat aynı zamanda verimli bir bahçe görünümünde. Bu bahçe, bölge halkının en önemli geçim kaynaklarından birini oluşturuyor. Çünkü Oylat pazarının şifalı bitkileri dillere destan. Pazar, Oylat'ın küçük meydanında kuruluyor. Yöre halkı, bahçelerinden topladıkları, kuşburnu, kestane, ceviz, armut, ıhlamur ve elmaları ziyaretçilere satıyor. Oylat'ın kaplıcalarından yararlanmak isteyenlerin yanında pazara uğrayarak, birbirinden ünlü şifalı bitkilerle yapılacak ilaçların tariflerini arayanların sayısı da az değil. Bütün bunları pazardan satın almak yerine, uzun yürüyüşler sırasında karşılarına çıkan sayısız kestane ve ceviz ağacından kendi elleriyle toplama keyfini yaşamak isteyenler de var.

Oylat'ta şifa sadece bitkiler ve kaplıcalarda değil. İki tarafı vadilerle çevrili yamacın her köşesi itinayla işlenmiş güzellikleri barındırıyor. Termal sular, uzun sürede getirdiği kalsiyum karbonatlı ve kalsiyum sülfatlı sularla “çökelekâ€? meydana getirip kaplıcanın bulunduğu terasları oluşturuyor.
Her daim dumanlı "Sivri Kaya Tepesi" ile kaplıcalar arasında bulunan kanyon görünümlü vadi sürekli taze hava koridoru yaratıp oksijen pompalıyor.
Bu vadi; yaprak kaplı bir zemin, toprak kokulu tertemiz bir hava, bir yandan çam ve kayın ve ağaçlarından yayılan nefis kokular, diğer yandan Uludağ'ın zirvesinden süzülüp, bütün berraklığını giyinerek gelen buz gibi suların çağlayanlara dönüştüğü büyülü bir dünyaya taşıyor insanları. Öyle ki manzarasıyla da zihne şifa veriyor Oylat.

Bungalovdan otellere...
İnegöl'ün turizme açılan penceresi Oylat, modern konaklama imkanlarının artırılması ve hizmet anlayışı nedeniyle her geçen gün cazibe merkezine dönüşüyor. Tatil imkanını Oylat'ta değerlendirmek isteyen genç-yaşlı her kesimden ziyaretçiyi, turistik tesis belgeli oteller, bungalovlar ya da apart evleri, hatta kamping alternatifleri bekliyor. Oylat'ın restoranları, çay bahçeleri, bakkalları ile ihtiyaçlarınızı karşılamaktan ve keyif yapmanıza kadar her türlü beklentiye cevap verebilecek kalitede.

şifalı sular...
Oylat kaplıcaları özellikle banyo-cilt ve içme kürleri konusunda dünyaca kabul edilen özelliklere sahip. İklimi, yörenin güzelliği ve suların bolluğu bu kaplıcanın sıhhi ve turistik değerini her geçen gün artırıyor. Kaplıca, oligometalik, hipertermal, radyoaktif, az kalsiyum sülfatlı suların bütün özelliklerine sahip. Yani nefrit, romatizma, siyatik, felçler, ağrılı sinir hastalıkları, kireçlenme, kadın hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, stres, cilt hastalıkları, selülit gibi rahatsızlıkları olan hastaların dertlerine deva bir su.

Kaplıca efsanesi...
İlginç öyküleri var Oylat'ın...Bir öyküsü Bizans İmparatorluğu'na kadar uzanıyor. O dönemde, İnegöl ve civarına hakim olan Tekfur'un bir kızı vardır. Günün birinde kızı hastalanır ve zamanın hekimleri Tekfur'un kızının derdine çare bulamazlar. Hastalık ilerleyince Tekfur çok sevdiği kızının ızdırap çekmesine dayanamaz ve hekimler kızı uzaklaştırmak için ormanın içindeki ılıcaya gönderilmesine karar verirler. Kızı ılıcaya getiren hekimler, son günlerini yaşadığına inanarak, “öl-yatâ€? deyip bırakırlar. Kız, her gün bu sularda yıkanır ve gün geçtikçe iyileşerek eski sıhhat ve neşesine kavuşarak babasının sarayına döner. O gün bugündür kaplıca, civar halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinir.
Oylat'ın efsanedeki ünü bugün için de geçerli. Öyle ki, Oylat her mevsim, her yaştan, her kesimden gelen insanların şifa ve gezi durağı...